Romanlar

ROMANLAR


Baharat Ülkesinin Hazin Tarihi

 

BAHARAT ÜLKESİNİN HAZİN TARİHİ

1.Basım Can yayınları, 2016"

Erendiz Atasü, Türkiye tarihindeki kırılma anlarına dair ayrıntılı eserleriyle ince ince ördüğü edebiyatına Baharat Ülkesi’nin Hazin Tarihi’yle önemli bir tuğla daha koyuyor. Geçmişi, bugünü ve yarınıyla dünya tarihinde farklı isimlerle, defalarca karşımıza çıkan hayalî Baharat Ülkesi’nin “modernleşme” macerasını, akıllarda uzun süre yer edecek çarpıcı karakterlerle birlikte sunuyor.

“Yeniden bir birlik kurulabilecek miydi? Bilmiyordu; kurulmasını diliyordu, sonucu göremeyeceğini biliyordu. Yeni bir barış dönemi, her şeyden önce insanlığın hoyratlığıyla hırpalanmış gezegen doğasının, bu şaşkın canlı soyuna yeni bir fırsat tanıyıp tanımayacağına bağlıydı. Barış yeniden kurulsa bile kusursuzluktan çok uzak olacak, çatışma döneminin bütün yara izlerini taşıyacaktı; bugüne dek kurulmuş bütün barışlar gibi.” Devamını Gör...


DAĞIN ÖTEKİ YÜZÜ

 

DAĞIN ÖTEKİ YÜZÜ

1. Basım Remzi Kitabevi, 1995
9. Basım Can Yayınları; 2016

Uludağ'a tırmanma fikri Burhan'ındı. İstanbul'dan Mudanya'ya geçtikleri vapurun güvertesinde, püfür püfür... Burhan nasıl da yakışıklıydı; iyon harabelerindeki Tanrı heykellerini andırıyordu duruşu... Alevden bir yele gibiydi, mavi rüzgârda savrulan saçları... Reha, her zamanki gibi uysal, kabul etti kardeşinin önerisini. Vicdan, yanında Cumhuriyet'in iki genç subayı varken, dağa tırmanmaktan mı ürkecekti... Devamını Gör...


Dün ve Ferda

 

DÜN VE FERDA

1. Basım Can Yayınları, Kasım 2013
2. Basım Can Yayınları, Temmuz 2014"

Niye hüzünlenirdi? Oğlu için mi? Selim Beyazıt’ın hayali düşüyor hatıraların üstüne... Hüzün, Kâzım hocaya yabancıydı. Yoksa değil miydi? Kapalı pencereler... Ferda’nın yüzüne kapanmış... Bina onu dışlıyor... Bir zamanlar dışladığı mazi, şimdi Ferda’yı dışlıyor...

Erendiz Atasü’nün yeni romanı Dün ve Ferda, 60’lı yıllardan bugüne uzanan bir dönemi mercek altına alıyor. İlk sayfalarda karşımıza mezuniyetinin verdiği özgürlük sevinciyle havalara uçar bir halde çıkan Ferda, romanımızın ana kahramanı. Atasü, onu yalnızca usta bir romancı kimliğiyle değil, bir toplumbilimci, bir psikolog gözüyle de inceliyor. Devamını Gör...


GENÇLİĞİN O YAKICI MEVSİMİ

 

GENÇLİĞİN O YAKICI MEVSİMİ

1. Basım Bilgi Yayınevi, 1999
3. Basım Can Yayınevi, 2014

Bahar toprağının yumuşak dokunuşunu çıplak ayağında duyumsuyor. Güneşi emmiş yeryüzü... Sevinçli duyum tabanlarından tırmanıyor. Ansızın O'nu düşünüyor - insan gövdesinin duruşunu görmeden de, nasıl bilebilirse, o garip beden bilinciyle ayrımsıyor - O da sever çıplak ve ılık toprağa basmayı, yağmurda ıslanmayı sevdiği gibi. Oysa hiç konuşulmadı aralarında. Işıltılı bereket gibi yağıyor aydınlık. Gözlerini yumup yüzünü güneşe çeviriyor, Fethi'nin güleç yüzü esmer güneşler gibi doğuyor göz kapaklarında. Kırda bir bahar günü. Kadın mutludur, kocasının yanında. Yeni evli. Evlendiği erkeği seviyor. Görüyor, kocasının teni ne yağmurdan etkilenir, ne güneşli esintiden. Henüz hiçbir eksiklik duymuyor; özlem oyukları doygun... Devamını Gör...


DÜN VE FERDA

 

GÜNEŞ SAYGILI 'NIN GERÇEK YAŞAMI

1. Basım Everest Yayınları, Kasım 2011
2. Basım Everest Yayınları, Kasım 2011"

Güneş Saygılı'nın Gerçek Yaşamı, kırklı yıllardan başlayan bir hayatın olduğu kadar, altmışlı yıllardan bu yana da Türkiye aydınının çöküşe yol alan öyküsü... Ülküleri olan orta sınıflı bir ailenin Ankara'daki evinde başlayan bu öykü, altmışlı yıllarda siyaset ortamına taşınacak, oradan 12 Eylül karanlığında soluğu kesilerek yol alacak, sonrasında günümüz Türkiye'sine ulaşacak ve biz ona Güneş Saygılı'nın Gerçek Yaşamı diyeceğiz. Çünkü Türkiye'de o yıllardan bu yana aydın bir kadın olmanın bedeli ve intikamı Güneş Saygılı'nın Gerçek Yaşamı'nda somutluk kazanacak. Edebiyatımızda kadın sorunlarına en duyarlı isimlerden biri olan Erendiz Atasü'nün otuz yıllık edebiyat ustalığını taşıyan bu roman, aydınlarını boğan bir ülkenin,Devamını Gör...


AÇIKOTURUMLAR ÇAĞI

 

AÇIKOTURUMLAR ÇAĞI

1. Basım Epsilon Yayınları, 2006
3. Basım Everest Yayınları, 2010

Doğuya gidiş, zamanın başlangıcına yöneliş gibiydi. Giderek artan eksilmeler... Önce ağaçlar kesildi. Sonra kadın siluetleri, tarlalar, evler, çocuk sesleri... Nihayet toprak... Çıplak Dağlar... Hava ciğerleri acıtacak kadar arı. Başlangıçların akışkan olduğunu düşünür insan, olasılıklara gebe, fokurdamalı. Oysa katı ve sert burada yer yüzü, hiçbir şey vaat etmiyor.Bir avuç insanın içtenliği, diğerleri için kendilerini gizleyecekleri bir maskeye, bir cüppeye dönüşüyordu. Belki 13 Eylül 1980 sabahı, bu nedenle bir çok kişi kolayca vazgeçmişti siyasi ideallerden. Maskelerini, cüppelerini bırakıvermişlerdi yenilerini edinebilmek üzere. Devamını Gör...


BİR YAŞDÖNÜMÜ RÜYASI

 

BİR YAŞDÖNÜMÜ RÜYASI

1. Basım Can Yayınevi, 2002
4. Basım Everest Yayınevi, 2003

Hâlâ bir yüzü olup olmadığından kuşkuya düşmüştü. Emin olmak için aynaya baktı. Bu yabancı kendi miydi? Sedat'ın gömüldüğü günden beri ağlamamıştı. Hıçkırıkların çarpıttığı, ağlamaktan şişmiş bu solgun, çirkin, yaşlı yüz o muydu? Aynayı kırmak geldi içinden. Gücü yoktu. Kadınlık hayatının zavallı kırıkları ve kırıntıları dört bir yana saçılmış sivri sırça parçaları gibi etlerine batıyor, duygularım kesiyordu. "Ben kimim?" dedi, yüksek sesle. Şirin ve rüya haklıysa... Bir kadın vücudu hayal etmeye çalıştı. Hayır, gözünün önüne getiremiyordu, bin zahmetle getirebilse, vücuda el sürdüğünü düşlediği an, Devamını Gör...